10 Nisan 2010 Cumartesi

Maden Lobileri mi, Halkın Çıkarı mı?

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) tarafından gerçekleştirilen forumda, TBMM’deki yeni Maden Yasası Taslağı’nın tehlikelerine dikkat çekildi.


Yeni yasa taslağının çok eleştirilen ve Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddeleri iptal edilen 5177 sayılı Yasa’dan bile daha tehlikeli olduğunun aktarıldığı forumda, sürecin maden lobilerinin baskısı ile oluşturulacak bir Maden Bakanlığına doğru gittiği dile getirildi.


Ahmet Priştina Kent Müzesi’nde gerçekleştirilen “Madencilik Yasası Değişiklik Taslağı ve Çevremize Etkileri” konulu foruma, EGEÇEP bileşenlerini yanı sıra Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır, Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, Bergama eski Belediye Başkanı Sefa Taşkın ve Sarnıç eski Belediye Başkanı Şeref Bozkurt gibi isimler de katıldı. Muammer Sakaryalı ve Dr. Oya Otyıldız tarafından yönetilen forumda konuşan Avukat Arif Ali Cangı, şu an TBMM komisyonlarından birer birer geçen Maden Yasası Değişiklik Tasarısı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yasanın gerekçesine bile bakıldığında ne için çıkarıldığının anlaşılabildiğini aktaran Cangı, hükümetin uyguladığı politikaların neye hizmet ettiğini görmek açısından yasanın son derece çarpıcı bir örnek olduğunu söyledi. Yasa tasarısı ile oluşturulacak 5 kişilik kurulun madencilikle ilgili her şeye karar vereceğini belirten Cangı, “Herhangi bir yatırımla madencilik arasında bir çakışma olmuşsa, bu konuda kurul karar verecek. Soruyorum; Efemçukuru Altın Madeni ile Çamlı Barajı arasında var olan çatışmada, Ankara’da bürokratlardan oluşan kurul neye karar verir sizce? Bu yasa eskisinden de tehlikeli. Yaşam savunucuları sesini daha çok çıkartmalı” diye konuştu.

ÇİFT DİKİŞ

Daha sonra konuşan Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür de uluslararası madencilik firmalarının, Türkiye’de iktidara yakın şirketlerden “stratejik ortaklar” edinerek kendi çıkarları için ülkenin ekonomi-politiğine yön verdiklerini anlattı. Öngür, “Bu stratejik ortaklar her şeyin etrafından dolanırken, Anayasa’da da istedikleri değişiklikleri yaptırmak istiyorlar. Ülkede hukuk yapısı da ayaklarına dolandığı için ayaklar altına alınıyor. Bunu da değiştirecekler. Bugün, yaşamı savunmak her şeyin önüne çıkıyor. Yoksa yaşam kendisini savunacak” diye konuştu. Turgutlu’dan foruma katılan Avukat Hasan Namak ise Anayasa Mahkemesi’nin maden yasasını iptal etmesinin ardından, yürütmenin, bu yasaya dayanılarak verilen tüm ruhsatları iptal etmesi gerekirken bunu yapmadığını belirtti. Namak, “Aksini şimdi işlerini sağlama almak için her şeyi yapıyorlar. Yeni maden tasarısındaki ‘kazanılmış hak’ kavramını kanunun içine koymaya çalışıyorlar. İtirazları baştan yok etmek için bir önlem bu. Kanun yapma tekniğine de aykırı. Tasarıya ileride yeni maddeler ekleneceğini düşünüyorum. Bu maddelerle artık madenlerle ilgili davaları Danıştay’da açmamız ve çok yüksek teminatlar göstermemiz gibi maddeler gelecek” dedi.

LOBİLERE DEĞİL HALKA HİZMET EDİN

Birçok bileşen temsilcisinin söz alıp maden yasa tasarısı ve yaşadıkları bölgelerdeki çevresel sorunlarla ilgili görüşlerini aktardığı forum sonucunda, milletvekillerine maden yasa tasarısının ülkenin çıkarlarına olmadığını belirten mektuplar gönderilmesi ve yasaya karşı mücadele sürecinin geniş bir zaman dilimine yayılarak sürdürülmesi kararlaştırıldı. Milletvekillerine gönderilen mektupta, “Maden lobilerinin çıkarlarını değil halkın-ülkenin-yaşamın çıkarlarını savunmalısınız. Maden yasası bu haliyle çıkarsa, küresel sermayenin isteklerini yapmış olacaksınız ama tarihin ve toplumun vicdanını kanatacaksınız” dendi.


BELEDİYE BAŞKANLARI NE DEDİ?

Osman Özgüven (Dikili Belediye Başkanı): Geçtiğimiz günlerde aklandığımız ‘Su Davası’ bütün dünyayı ilgilendiren bir dava. Tüm dünyada suyun özelleştirilmesine karşı mücadele edenlerden tebrikler alıyoruz. Geçtiğimiz günlerde Bergama’da milletvekillerini yok sayanlar halka neler yapmazlar? Bergama Ovacık’ta 600 dönüm alan çıplak kaldı. Sesimizi çıkarmazsak Kozak’ta çıplak kalacak.

Kamil Okyay Sındır (Bergama Belediye Başkanı): Bergama’nın en ciddi çevresel sorunları arasında taş ocakları, çimento fabrikaları ve baz istasyonları var. Bunlara karşı yetkilerimizi kullanmakta kararlıyız.

Sefa Taşkın (Bergama eski Belediye Başkanı): Geçmiş yıllarda Bergama’da yaşananlar artık toplumun büyük kesimini ilgilendirir oldu. Halktan tepki alınca ve yasalarda da toplumu koruyan birtakım maddeler bulununca, bu maddeleri kaldırmaya çalışıyorlar. Bergama’daki madenin değeri 1 milyar dolar. Bu büyük parayı koruyabilmek için her şeyi yaparlar.

Kaynak: Evrensel